Haberler

AİHM’in kararı “ikiyüzlü” ve “siyasi”

Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Av. Dr. Mehmet Sarı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması yönündeki kararının ‘ikiyüzlü’ ve ‘siyasi’ olduğunu söyledi.

Arif Çavdarlı / Diriliş Postası

AİHM’in özellikle İspanya’daki benzer olaylarda ulusal mahkeme yönünde karar verdiğini belirten Sarı, Türkiye söz konusu olunca hukuksuz davranıldığını belirtti. Sarı, AİHM için ‘Bölgeye, ülkeye ve olaylara göre pozisyon alıyor’ derken, sözlerini şöyle sürdürdü:

“AİHM’in kararı, kendi tanımıyla, kendi içinde siyasi bir karar… İspanya’daki Bata Suna Partisi’yle ilgili karar alırken; ETA üzerinden mal varlıklarına el konmuştu. Burada ikiyüzlü bakıyor. Katalanların ayrılık kararları için de ‘siyasal girişim’ demişti mesela” ifadelerini kullandı.

“İSPANYA’DA İSE FARKLI”

AİHM’in açıkladığı kararın içeriğinde de tutarsızlık olduğunu belirten Av. Dr. Mehmet Sarı, “AİHM, Selahattin Demirtaş hakkında mahkemenin ‘makul şüphe’ hükmünü ve tutuklama kararını kabul ediyor, haklı buluyor. Ancak beri taraftan da bu durumun özgür siyasi tartışma ortamını ve çoğulculuğu bozduğunu iddia ediyor. Türk mahkemesinin hukuki değil, siyasi karar aldığını savunuyor. AİHM’in tutarsızlığının hukuki yorumu mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu. PKK’nın dünyanın en şiddetli terörü örgütlerinden biri olduğunu herkesin kabul ettiğine dikkat çeken Sarı, “AİHM de, AB de, ABD de PKK’yı ‘silahlı ve tehlikeli’ olarak tanımlıyor. Hatta Amerikan Senatosu, PKK için ‘Şiddet ve terör örgütü’ tanımı yapıyor. Ancak AİHM burada, HDP’yle PKK’nın ayrı tutulmasını istiyor” açıklamasında bulundu.

“YETERLİ GEREKÇE DEĞİL”

HDP ile PKK’nın birbirinden ayrılamayacağını belirten Mehmet Sarı, “Eylem ve amaç bütünlüğü var” hatırlatmasında bulundu. ‘Türkiye için AİHM’in kararına uymamanın çeşitli yaptırımları olabilir’ diyen Sarı, “Ancak Adalet Bakanı, ‘Tutuklama ve yargılama için sadece Türk hâkim ve yargıçları karar verir’ dedi. Buradan bakınca, siyasi irade de kendine göre diplomatik kartlarını oynayacak. AİHM ile Türk mahkemeleri arasında bir uluslar arası ilişki ve hiyerarşi söz konusu elbette. Avrupa Konseyi Üyesi pozisyonumuzla ilgili baskılar oluşabilir. Çeşitli diplomatik girişimler de olur. Ancak siyasal iktidar bunun gereği neyse, Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda haraket eder. Çünkü tutukluluğuna ilişkin makul sürede yargılanmadığını savunarak, serbest bırakılmasını istemek yeterli bir gerekçe değil” açıklamasında bulundu.



Diğer Haberler